Söz sizde

Tartışma odaları ve yapılan son yorumlar gösteriliyor

Seçimler ve Siyasi Partiler

Tartışma çerçevesi: Demokrasilerde siyasi iktidar; halk adına, halk tarafından seçilen ve halka hesap veren yöneticiler tarafından kullanılır. Halkın kendi seçtiği temsilciler aracılığıyla kendi kendini yönetmesini ve gerektiğinde siyasi iktidarın barışçı bir biçimde el değiştirmesini sağlayan en önemli mekanizma seçimlerdir. Bu mekanizmanın gereği gibi işleyebilmesi için, seçimler “serbest” ve “adil” bir şekilde yapılmalı ve belki daha da önemlisi, vatandaşlara sandıkta aralarında tercih yapabilecekleri çeşitli alternatifler sunulmalıdır. Bu alternatifleri oluşturup bir siyasi program halinde halka sunan ise siyasi partilerdir. Vatandaşların bağımsız olarak siyasete girme imkanları olmakla birlikte, günümüzde siyasi partilerin etkinliği ve önemi göz önüne alınarak, çağdaş demokrasiler “partiler demokrasisi” olarak nitelendirilmektedir. Gerçekten, siyasi partiler sadece iktidara gelmek için yarışan örgütler değildir; aynı zamanda temsil ettikleri grupların menfaatlerinin birleştirilip açıklanması, siyasi kadroların yetiştirilmesi, halkın siyasi konularda eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi gibi işlevler de yerine getirmektedirler. İşte bu yüzden; “Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.” (1982 Anayasası, m. 68/2) Bu başlık altında; seçimlerin yönetimi ve denetiminde hangi unsurlara yer verilmesi gerektiği, hangi seçim sisteminin (siyasi partilerin aldıkları oy oranında yasama organında güç sahibi olmalarını öngören, bir seçim çevresinden birden fazla adayın şeçildiği “geniş bölgeli” “nispi temsil sistemi” veya “yarıdan fazla” oyu alan siyasi partinin “galip” sayıldığı, bir seçim çevresinden tek bir adayın seçildiği dar bölgeli “çoğunluk sistemi” veya karma sistemler) Türkiye’nin ihtiyaçları için uygun olduğu, seçim sisteminde “baraj”a yer verilmesi gerekip gerekmediği, seçme ve seçilme hakkının koşulları, siyasi partilerin kurulma ve kapatılma şartları ve siyasi partilerin demokratik rejime katkısı tartışılacaktır.

recep yüksel 07 Ekim 2008 - 16:18

Yeni anayasanın, olabildiğince katılımcı bir anlayış ve kolektif bir yaklaşımla hazırlanması, öye inanıyorumki herkesin ortak arzusu ve dileğidir. Sözün kısası; Anayasada, insanın temel hak v ... [Devamı]

Yürütme

Tartışma Çerçevesi: 1982 Anayasası iki başlı bir yürütme organı öngörmektedir: Cumhurbaşkanı ile bakanlar kurulu. Cumhurbaşkanı’nın seçilme yeterliliği; seçim yöntemi; görev ve yetkileri; cezai, siyasi ve hukuki sorumluluğu; bakanlar kurulunun kuruluşu ve görevinin sona ermesi; görev ve yetkileri; başbakanın atanması, görev ve yetkileri; başbakanın ve bakanların siyasi, cezai ve hukuki sorumluluğu; yürütme organının kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmelik gibi yapabileceği düzenleyici işlemler; yürütme organının istisnai zamanlarda başvurabileceği olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali gibi olağanüstü yönetim usullerine ilişkin düzenlemeler bu başlık altında tartışılacaktır. Yürütme yetkisinin; hem “Devlet başkanı”, hem “Hükümet başkanı” sıfatını taşıyan, halk tarafından seçilen, yasama organına karşı siyaseten sorumlu olmayan ve önemli anayasal yetkilere sahip bir “Başkan”ın elinde toplandığı “Başkanlık sistemi”; yürütmenin ikili bir yapıya sahip olduğu; sembolik anayasal yetkilere sahip bir “Devlet Başkanı” yanında asıl yürütme yetkisini, yasama organı içinden çıkan, siyaseten ona karşı sorumlu bir başbakan ve bakanlar kurulunun kullandığı “Parlamenter sistem” veya Fransa’da uygulandığı biçimiyle, halk tarafından seçilen bir Cumhurbaşkanı yanında, yasama organı içinden çıkan ve ona karşı siyaseten sorumlu bir başbakan ve bakanlar kuruluna yer veren “Yarı-başkanlık” sistemi gibi karma hükümet sistemleri konusundaki tartışmalara da bu başlık altında değinilmesi önerilir

zafer balkan 06 Mayıs 2008 - 16:27

Türkiye Cumhuriyeti dürüst olmayan siyesetin elinde bulunduğu sürece geniş yetkilere sahip olan her özel veya tüzel kişi, kendi amaçları doğrultusunda ülkeyi yönetmek konusunda çalışacaktır. Y ... [Devamı]

Yargı

moderatör 29 Kasım 2007 - 20:01

Bu başlık altında öncelikle yargı bağımsızlığına ilişkin görüşler ileri sürülebilir. Bu kapsamda, gerekli görüldüğü takdirde ve mevcut sistemde değişiklik yapacak biçimde hakimler ve sa ... [Devamı]

Yasama

altan adam 02 Ocak 2008 - 11:29

Yeni Anayasa’da Milletvekili Olma Şartları Arasından Askerliğini Yapmış Olmanın Çıkarılması Gerekmektedir 1. Anayasa’nın milletvekili seçilme şartlarını düzenleyen 76. maddesinin 2. bend ... [Devamı]

Temel Hak ve Özgürlükler

Tartışma çerçevesi: 1982 Anayasası mülkiyet, yerleşme ve seyahat, din ve vicdan, kişi dokunulmazlığı, dernek kurma, bilim ve sanat, basın, düşünceyi ifade, konut dokunulmazlığı, seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma; siyasi parti kurma, partilere girme ve partilerden çıkma, dilekçe, çalışma ve sözleşme, konut, sağlık, sosyal güvenlik, sendika, toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt gibi çok sayıda hak ve özgürlüğü düzenlemektedir. Hangi hak ve özgürlüklerin yeni anayasada güvence altına alınması gerektiği; bu hak ve özgürlüklerin neden ve nasıl sınırlandırılabileceğine yönelik görüş ve öneriler bu başlık altında tartışılması önerilmektedir.

raziye ünal 20 Şubat 2008 - 13:06

Az ve öz olarak, Her insanın,mülkiyet, yerleşme ve seyahat, din ve vicdan, kişi dokunulmazlığı, dernek kurma, bilim ve sanat, basın, düşünceyi ifade, konut dokunulmazlığı............vs. anayasala ... [Devamı]

Anayasa Yapımı

Tartışma çerçevesi: Anayasaları yapılış yöntemlerine göre iki büyük başlık altında toplayabiliriz; “Demokratik yöntemlerle yapılan anayasalar” ve “Demokratik olmayan yöntemlerle yapılan anayasalar”. Bu ayrımı yaparken kullandığımız temel ölçüt, anayasa yapım sürecinde halkın katılımının sağlanıp sağlanmadığıdır. Demokratik yöntemlerle yapılan anayasalar açısından esas olan anayasa yapım sürecinin her aşamasında, anayasanın gerçek sahibi olan halkın katılımının sağlanmasıdır. Anayasayı yapacak olanların seçimle belirlenmesi, anayasanın oluşturulması aşamasında halkın talep ve görüşlerinin göz önüne alınması ve anayasanın halkoylaması ile yürürlüğe sokulması; anayasayı halkın benimsemesi, ona sahip çıkması için gereklidir. Anayasa yapım sürecinde, halkın talep ve görüşlerini örgütlü bir biçimde ifade edecek olan sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler de çok önemli bir görev üstlenir. Bu başlık altında; ideal anayasa yapım yönteminin hangisi olduğu, anayasa yapımına halkın nasıl katılabileceği, anayasa yapım sürecinde sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin nasıl bir rol oynayacağı ve anayasanın geniş kitleler tarafından benimsenmesi için ne tür tedbirler alınması gerektiği tartışılacaktır.

sami gören 18 Şubat 2008 - 22:50

YENİ SİVİL ANAYASA’DA HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU (HSYK) Bilindiği gibi, mevcut Anayasa 12 Eylül askeri darbesinin bir ürünüdür. Darbe mantalitesi Anayasa’ya da yansımıştır. Uğradı ... [Devamı]

Arama

Etiketler

Yorumlara en çok eklenen etiketler
anayasa yapımı bakanlar kurulu baraj başbakan başkanlık sistemi cinsel yönelim cinsiyet kimliği cumhurbaşkanı din ve vicdan dokunulmazlık eşcinsellik eşit katılım eşitlik fiili eşitlik hakimler ve savcılar yüksek kuru mülkiyet parlamenter sistem seçilme seçme sivil anayasa siyasi partiler temsilde adalet yerleşme ve seyahat yürütme özgürlük