Yürütme

Tartışma Çerçevesi:

1982 Anayasası iki başlı bir yürütme organı öngörmektedir: Cumhurbaşkanı ile bakanlar kurulu. Cumhurbaşkanı’nın seçilme yeterliliği; seçim yöntemi; görev ve yetkileri; cezai, siyasi ve hukuki sorumluluğu; bakanlar kurulunun kuruluşu ve görevinin sona ermesi; görev ve yetkileri; başbakanın atanması, görev ve yetkileri; başbakanın ve bakanların siyasi, cezai ve hukuki sorumluluğu; yürütme organının kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmelik gibi yapabileceği düzenleyici işlemler; yürütme organının istisnai zamanlarda başvurabileceği olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali gibi olağanüstü yönetim usullerine ilişkin düzenlemeler bu başlık altında tartışılacaktır. Yürütme yetkisinin; hem “Devlet başkanı”, hem “Hükümet başkanı” sıfatını taşıyan, halk tarafından seçilen, yasama organına karşı siyaseten sorumlu olmayan ve önemli anayasal yetkilere sahip bir “Başkan”ın elinde toplandığı “Başkanlık sistemi”; yürütmenin ikili bir yapıya sahip olduğu; sembolik anayasal yetkilere sahip bir “Devlet Başkanı” yanında asıl yürütme yetkisini, yasama organı içinden çıkan, siyaseten ona karşı sorumlu bir başbakan ve bakanlar kurulunun kullandığı “Parlamenter sistem” veya Fransa’da uygulandığı biçimiyle, halk tarafından seçilen bir Cumhurbaşkanı yanında, yasama organı içinden çıkan ve ona karşı siyaseten sorumlu bir başbakan ve bakanlar kuruluna yer veren “Yarı-başkanlık” sistemi gibi karma hükümet sistemleri konusundaki tartışmalara da bu başlık altında değinilmesi önerilir

zafer balkan 06 Mayıs 2008 - 16:27

Türkiye Cumhuriyeti dürüst olmayan siyesetin elinde bulunduğu sürece geniş yetkilere sahip olan her özel veya tüzel kişi, kendi amaçları doğrultusunda ülkeyi yönetmek konusunda çalışacaktır. Yerleşik bir demokrasi anlayışı eğitimsizleştirme sebebiyle oluşturulamamaktadır. Bu durumda yürütme yetkilerinin tek bir elde toplandığı bir devlet başkanı Türkiye Cumhuriyeti koşullarında siyasi bir intihar olacaktır. Başkanlık sisteminin ABD'de uygulanıyor olması onun sorunsuz olduğunu göstermez.

murat özkan 12 Aralık 2007 - 12:13

Öncelikle şu anki sistem iki farklı seçimle gelen cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu şeklinde düzenlenmiştir. Burada siyasi ve hukuki sorumlulukları olan bakanlar kurulunun siyasi sorumluluğu olmayan ve hukuki sorumluluğu da sadece "vatana ihanet"le sınırlı olan cumhurbaşkanınca adeta denetlenmesi yürütme erkinde iki başlılık meydana getirmektedir. Herhangi bir yasa-bütçe yasası hariç- veya atamayı vs cumhurbaşkanı veto edebilmektedir hem de hiç bir sorumluluk almadan Ancak bu durum halkın yönetme yetkisi verdiği bakanlar kurulunun etkinliğini azaltmaktadır.

Benim önerim siyasi ve hukuki sorumluluğu tam olan halk tarafından seçilen bir başkanın 4 veya 5 er yıl için göreve gelmesi. Parlamento tarafından denetimlerinin daha etkin hale getirilmesi ile de cumhurbaşkanlığı makamının kaldırılmasıyla ortaya çıkan boşluk doldurulacaktır.

Saygılarımla...

orhan erdinç 10 Aralık 2007 - 11:01

Yürütme bakanlar kurulu ve cumhurbaşkanından oluşmalı, cumhurbaşkanı parlamento tarafından 2/3 oy oranıyla 7 yıl için seçilmeli ve parlamenter sisteme uygun yetkilerle donatılmalıdır. İkinci bir kez seçilmemelidir. Cumhurbaşkanının veto ettiği yasaların tümü ikinci kez TBMM'de 2/3 oy aranıyla kabul edilmedikçe cumhurbaşkanınca yeniden veto edilebilmeli. Cumhurbaşkanı istediği her toplantıda bakanlar kuruluna başkanlık edebilmelidir. Seçime gitme kararı da cumhurbaşkanının onayıma sunulmalıdır. Cumhurbaşkanı, idare ve bakanlar kurulunun her karar ve işlemi yargı denetimine tabi olmalıdır. Bakanlar kurulu üyelerinin kürsü dokunulmazlığı dışında dokunulmazlıkları olmamalıdır. Bakanlar kurulu TBMM'nin salt çoğunluğu ile vereceği bir kararla her zaman düşürülebilmelidir. Başbakan ve bakanlar, TBMM üyeleri arasından olabileceği gibi dışından da olabilmeli atanmaları eskisi gibi cumhurbaşkanı tarafından yapılmalıdır.

selen lermioglu yılmaz 06 Aralık 2007 - 18:29

Anayasanın "TBMM’nin Kuruluşu" maddesi
(1) Türkiye Büyük Millet Meclisi, "cinsiyetler arası eşit temsil ve katılım esaslarına uygun olarak" belirlenen seçim çevrelerinden, genel oyla ve nispi temsil esasına göre seçilen ....... milletvekilinden oluşur.

şeklinde düzenlenmelidir.

moderatör 29 Kasım 2007 - 20:03

1982 Anayasası iki başlı bir yürütme organı öngörmektedir: Cumhurbaşkanı ile bakanlar kurulu. Cumhurbaşkanı’nın seçilme yeterliliği; seçim yöntemi; görev ve yetkileri; cezai, siyasi ve hukuki sorumluluğu; bakanlar kurulunun kuruluşu ve görevinin sona ermesi; görev ve yetkileri; başbakanın atanması, görev ve yetkileri; başbakanın ve bakanların siyasi, cezai ve hukuki sorumluluğu; yürütme organının kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmelik gibi yapabileceği düzenleyici işlemler; yürütme organının istisnai zamanlarda başvurabileceği olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali gibi olağanüstü yönetim usullerine ilişkin düzenlemeler bu başlık altında tartışılacaktır. Yürütme yetkisinin; hem “Devlet başkanı”, hem “Hükümet başkanı” sıfatını taşıyan, halk tarafından seçilen, yasama organına karşı siyaseten sorumlu olmayan ve önemli anayasal yetkilere sahip bir “Başkan”ın elinde toplandığı “Başkanlık sistemi”; yürütmenin ikili bir yapıya sahip olduğu; sembolik anayasal yetkilere sahip bir “Devlet Başkanı” yanında asıl yürütme yetkisini, yasama organı içinden çıkan, siyaseten ona karşı sorumlu bir başbakan ve bakanlar kurulunun kullandığı “Parlamenter sistem” veya Fransa’da uygulandığı biçimiyle, halk tarafından seçilen bir Cumhurbaşkanı yanında, yasama organı içinden çıkan ve ona karşı siyaseten sorumlu bir başbakan ve bakanlar kuruluna yer veren “Yarı-başkanlık” sistemi gibi karma hükümet sistemleri konusundaki tartışmalara da bu başlık altında değinilmesi önerilir

Sayfalar: [ 1 ]

Siz de fikrinizi söyleyin





Yazınız içeriği ile ilgili anahtar kelimeler girebilirsiniz. Bu yazınızın kolay bulunmasını sağlar.
Her etiketi virgül(,) ile ayırın

Arama

Etiketler

Yorumlara en çok eklenen etiketler
anayasa yapımı bakanlar kurulu baraj başbakan başkanlık sistemi cinsel yönelim cinsiyet kimliği cumhurbaşkanı din ve vicdan dokunulmazlık eşit katılım eşitlik fiili eşitlik hakimler ve savcılar yüksek kuru mülkiyet parlamenter sistem seçilme seçme sivil anayasa siyasi partiler temsilde adalet yerleşme ve seyahat yürütme özgürlük 3465