Haberler
Anayasa Platformu 2. Ulusal Çalıştayı Ertelendi
23-24 Şubat 2008 tarihlerinde İstanbul'da düzenleyeceğimizi duyurduğumuz Anayasa Platformu II.Ulusal Çalıştayı'na gösterdiğiniz ilgi nedeniyle teşekkür ederiz. Arama Konferansı tekniğine uygun bir katılımcı profiline ulaşılamaması nedeniyle çalıştayı daha ileri bir tarihe ertelemek zorunda kaldık.
Çalıştayın yeni tarihi konusunda sizi en kısa zamanda bilgilendireceğiz.
Saygılarımızla,
Anayasa Platformu Girişimi
[ ^ yukarı çık]
Anayasa Platformu 2. Ulusal Çalıştayı 23-24 Şubat 2008'de İstanbul'da Gerçekleştirilecek
23-24 Şubat 2008 tarihlerinde, İstanbul’da İkinci Ulusal Çalıştay’ı düzenliyoruz. Mümkün olan en geniş katılımla, hem katılımlı bir anayasa yapım sürecinin devamlılığını sağlamak, hem de toplumsal sorunlarımızı karşılıklı konuşarak bütünsel bir perspektifle anayasal meselelerimize, herhangi bir görüşü ya da duruşu dışlamayacak, yenilikçi, yaratıcı, alternatif çözümler üretmek amacını güdüyoruz.
Anayasa Platformu 2. Ulusal Çalıştayı Çağrı Metni
Anayasa gibi ortak iradeyi yansıtması gereken en temel yasanın ilkeleri konusunda vatandaşların doğrudan ve üye oldukları sivil toplum ve meslek örgütleri aracılığıyla katılacakları bir ortam yaratmak suretiyle, 83 STK’dan 250 kişinin katılımı ile Anayasa Platformu Birinci Ulusal Çalıştayı’nı 8-9 Aralık 2007 tarihlerinde Ankara’da TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde gerçekleştirdik.
Yola çıkarken hedefimiz anayasanın bir çatışma unsuru değil bir mutabakat zemini olmasını sağlamaktı. Ankara Çalıştayı sivil toplumun farklı kanatları arasında ilkeler bazında uzlaşmaya dönük bir diyalogun ve katılımlı bir anayasa yapım sürecinin mümkün olduğunu göstermiştir.
Birinci Ulusal Çalıştay aynı zamanda, tartışmayı daha geniş bir tabana yayma ve eşzamanlı olarak malumat katkısı sağlama yoluyla belli konularda iletişim kanalları açarak çözüm arayışını yaygınlaştırma ve derinleştirme ihtiyacının sürekliliğini ortaya koymuştur.
Türkiye’nin yeni anayasa ihtiyacı sona ermiş değildir. Yeni anayasa ihtiyacı son gelişmelerin ışığında biraz daha belirginleşmiştir.
Kemikleşmiş ihtilafların çözümünde katılımlı süreçlerin ve çok taraflı diyalogun daha yapıcı sonuçlara, belki de çözümlere yol açabileceğine ve demokrasi kültürünü geliştirebileceğine inanıyoruz.
Türkiye’nin bugünkü kutuplaşma ortamından katılımlı bir anayasa hazırlama süreci ile aynı masanın etrafında açık fikirle tartışarak çıkması mümkündür.
23-24 Şubat 2008 tarihlerinde, İstanbul’da İkinci Ulusal Çalıştay’ı düzenliyoruz. Mümkün olan en geniş katılımla, hem katılımlı bir anayasa yapım sürecinin devamlılığını sağlamak, hem de toplumsal sorunlarımızı karşılıklı konuşarak bütünsel bir perspektifle anayasal meselelerimize, herhangi bir görüşü ya da duruşu dışlamayacak, yenilikçi, yaratıcı, alternatif çözümler üretmek amacını güdüyoruz.
Türkiye’de yaşayan, Türkiye üzerinde iddia sahibi olan herkesi bu sürece katkıda bulunmaya çağırıyoruz.
Söz sizde…
Çalıştaya katılım davet üzerine gerçekleşmektedir. Katılımla ilgili talebiniz varsa lütfen aşağıdaki adreslere bildiriniz.
Anayasa Platformu Sekreteryası - TEPAV
Şara Agun, Organizasyon Sorumlusu
Tel: 0312 292 55 29 – 292 55 41 – 292 55 38
Faks: 0312 292 55 55
E-posta: anayasa@tepav.org.tr
[ ^ yukarı çık]
Anayasa Çalışma Metni: İspanya’nın Kademeli Demokratikleşme Sürecinde Anayasa İnşası
Yeni anayasa tartışma sürecinin bilgi içeriğini arttırmak amacıyla yürütülmekte olan çalışmalar kapsamında hazırlanan çalışma metni İspanya'da General Franco'nun ölümünden sonra başlayan demokrasiye geçiş döneminde anayasanın yapım sürecini özetliyor.
İspanya’nın 6 Aralık 1978 tarihinde yapılan halk oylamasıyla kabul edilen Anayasası, General Franco’nun ölümünden sonra başlayan “Demokrasiye Geçiş” (Transición Demócratica) dönemini taçlandıran bir uzlaşma metnidir. Aslında, bu dönemin koşulları öylesine ağırdır ki Anayasa’nın kabulü tüm sorunların bir anda geride bırakılması anlamına gelmemiş, İspanya her şeyin yoluna gireceği bir anda, 23 Şubat 1981 tarihinde, ayrılıkçı terörün kışkırttığı askeri bir darbe girişimi de yaşamıştır. Darbenin başarısız kalmasını sağlayan Kral Juan Carlos başta olmak üzere, bu demokratikleşme sürecinde rol oynayan Başbakan Adolfo Suárez ve ana muhalefet lideri Felipe Gonzalez gibi siyasi aktörler belki de dünyada eşi az görülen bir demokratikleşme sürecinin kahramanları olmuşlardır. O bakımdan Anayasa’nın hazırlık aşamasına ve bu noktaya nasıl gelindiğine de kısaca göz atmakta yarar vardır.
PDF formatındaki metni okumak veya bilgisayarınıza indirmek için lütfen tıklayınız.
[ ^ yukarı çık]
Ankara Çalıştayı'nın Ayrıntılı Sonuçları Yayımlandı
8-9 Aralık 2007'de Ankara'da gerçekleştirilen Anayasa Platformu 1. Ulusal Çalıştayı'nın ardından ortak sonuçlar 12 Aralık'ta düzenlenen basın toplantısıyla duyurulmuş ayrıntılı raporun daha sonra açıklanacağı belirtilmişti. Sonuç Raporu Ankara Çalıştayı'nda ele alınan konuları ve yapılan tartışmaları çalıştayın ortak sonuçlarıyla ilişkilendirerek analiz etmektedir. Diğer yandan sonuç raporunun ekinde yer alan çalıştay tutanakları çalıştayda Güçlü Yanlar-Zayıf Yanlar-Fırsatlar-Tehditler (GZFT), Anayasa İlkeleri, Anayasa Mimarisi başlıklarında yapılan grup çalışmalarını, ortaklaştırma ve bütünleştirme çalışmalarının sonuçlarını ve genel oturumlarında belirtilen görüşleri içermektedir. Belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
SONUÇ RAPORU
TUTANAKLAR
[ ^ yukarı çık]
Değerlendirme Notu: Anayasa Aceleye Getirilmemeli
Anayasa Platformu 1. Ulusal Çalıştayı kapsamında üzerinde en çok durulan konulardan biri Anayasa yapım süreci oldu. Katılımcılar gruplar halinde anayasa yapımının nasıl olması gerektiğini tartıştılar. İki temel konudaki uzlaşma ve vurgu çok güçlüydü: 1) Bir toplum sözleşmesi olan anayasanın aceleye getirilmemesi, enine boyuna tartışılması ve sindirilmesi 2)Anayasa yapım sürecine sivil toplumun etkin katılımı.
Anayasa yapımı konusundaki tartışmalara ilişkin olarak hazırladığımız değerlendirme notunu bilgisayarınıza indirmek için lütfen tıklayınız.
[ ^ yukarı çık]
Anayasa Çalışma Metni: Fransız Anayasa Tartışması
Yeni anayasa tartışma sürecinin bilgi içeriğini arttırmak amacıyla yürütülmekte olan çalışmalar kapsamında hazırlanan çalışma metni Fransa'da Anayasal Reform Komisyonu ekseninde devam eden tartışmaları özetliyor. Anayasaların, süreçlerinden ayırt edilemez metinler olduğu Fransa örneğinde de açıkça ortaya çıkıyor. Günümüzde Fransa’da siyasilerin önemli bir bölümü, yarı-başkanlık sistemi olarak adlandırılan, çift başlı bir yürütme organına dayalı mevcut yapının toplumun beklentilerini yeterince karşılamadığına inanıyor. Nitekim 2007 Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasının gündeminde de bu konu önemli bir yer tuttu. Fransa’nın kurumsal reform ihtiyacını tahlil etmeye çalıştığımız zaman, bugün sorun yaratan 1958 Anayasa’sının oluşturduğu güçler dengesinin oluşumunda dönemin siyasi koşullarının belirleyici rol oynadığını görüyoruz. Anayasal Reform Komisyonu’nun yürüttüğü, güçler kurgusunda yeni fren ve denge mekanizmaları arayışı işte bu temeller üzerine kuruldu. Amacı, 1958 Anayasa’sının ortaya koyduğu sistemi çağın koşullarına daha uygun bir şekilde uyarlamak ve güçler kurgusunu daha dengeli ve etkin kılmak.
PDF formatındaki metni okumak veya bilgisayarınıza indirmek için lütfen tıklayınız.
[ ^ yukarı çık]
Son Değil Başlangıç: Ulusal Çalıştayın Ortak Aklı Açıklandı
8-9 Aralık 2007 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı sonucunda elde edilen "ortak akıl" basın toplantısıyla açıklandı.Katılımlı bir anayasa yapım sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilen çalıştaya dair TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu'nun Anayasa Platformu Girişimi adına yaptığı ortak açıklama ve çalıştayın sonuç raporu özetine aşağıdaki bağlantılardan erişebilirsiniz. Çalıştayda ele alınan tüm tartışmaları içeren ayrıntılı sonuç raporu önümüzdeki günlerde yayınlanacaktır.
Anayasa Platformu Girişimi Ortak Açıklaması
Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı Sonuç Raporu Özeti
[ ^ yukarı çık]
Ulusal Çalıştayın sonuçları 12 Aralık'taki Basın Toplantısıyla Açıklanacak
Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı, 8-9 Aralık 2007’de Ankara’da toplandı. Toplantıya aralarında 83 adet sivil toplum ve meslek örgütününün yanında bilim, sanat ve iş dünyasından yaklaşık 250 kişi katıldı. Ulusal Çalıştay’ın temel amacı, anayasa yapım sürecine sivil toplumun doğrudan katılımının ve katkısının sağlanabileceğini herkese göstermekti. Ulusal Çalıştay ve bu Çalıştay’da kullanılan katılımcı karar alma yöntemi bu açıdan başarılı olmuştur.
Çalıştay’ın sonuçları, 12 Aralık 2007, Çarşamba günü saat 10:00’da, TEPAV’da yapılacak basın toplantısı ile açıklanacaktır.
[ ^ yukarı çık]TÜSİAD ve TÜRKONFED anayasanın dayanması gereken ilkelere ilişkin görüşlerini açıkladılar
TÜSİAD Anayasanın temel ilkelerine ilişkin görüşlerini açıkladı. TÜSİAD’ın görüşleri “Çağdaş Bir Anayasanın Önkoşul, İlke ve Kurumları” isimli belgede yer aldı. TÜSİAD anayasa platformu çalıştayında çıkan sonuçları belgede belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendireceğini belirtti.
TÜRKONFED ise yeni anayasanın yapım süreci ve temel prensipleri ile ilgili görüşlerini “Yeni Anayasa Yapım Süreci ve Temel Prensipler” isimli belge ile açıkladı. TÜRKONFED çalıştayda bu belgede yer alan görüşlerin sunulacağını bildirdi.
Belgeleri aşağıdaki bağlantılardan bilgisayarınıza indirebilirsiniz:
TÜSİAD - Çağdaş Bir Anayasanın Önkoşul, İlke ve KurumlarıTÜRKONFED - Yeni Anayasa Yapım Süreci ve Temel Prensipler [ ^ yukarı çık]
Anayasa çalışma metinleri yayınlanmaya başlandı
Yeni anayasa tartışma sürecinin bilgi içeriğini arttıracak araştırma ve değerlendirmeler yayınlamaya başlandı. Anayasa Çalışma Metinleri dizisinin ilki Güney Afrika anayasa yapım sürecini irdeleyen bir çalışma. Önümüzdeki günlerde diğer ülke örnekleri, Türkiye anayasal tarihi ve anayasal ilkelere ilişkin bir dizi çalışma bu çerçevede yayınlanacak.
Güney Afrika Anayasası: Bir Ülkenin Ruhu
Güven Sak, Özgün Özçer
Günümüzün en orijinal, en katılımcı ve en demokratik anayasa hazırlama süreci, Güney Afrika’da, ayrımcı apartheid rejiminin sona ermesinin ardından 10 Aralık 1996’da onaylanan1 ve 7 Şubat 1997’de yürürlüğe giren Anayasa’nın hazırlandığı süreç olarak kabul görür. Ayrımcılığın en üst düzeyde olduğu, etnik gruplar arası gerilimlerin sıkça yaşandığı, sosyal eşitsizliklerin ve kutuplaşmaların çok büyük olduğu, Güney Afrika gibi bir ülkede anayasa sürecinin en büyük başarısı, eğitim seviyesinin düşüklüğü ve kültürel farklar yüzünden çok farklı öncelik ve özlemleri olan bir toplumu insan haklarına son derece saygılı, çok demokratik ve bir o kadar da etkili bir metnin etrafında birleştirmesidir.
Devamı için lütfen tıklayınız.
[ ^ yukarı çık]
TOBB, TİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, Türkiye KAMU-SEN, TESK ve TZOB Tarafından Yapılan Ortak Açıklama
Ekonomik ve Sosyal Konsey'in Hükumet-dışı kanadını oluşturan kuruluşlardan TOBB, TİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, TÜRKİYE KAMU-SEN, TESK ve TZOB olarak, "yeni anayasa" çalışmalarına katkı vermek üzere daha aktif davranma kararı almış ve bu kararı 25 Eylül 2007 tarihinde kamuoyuna ortak bir açıklama ile duyurmuştuk.
Bu açıklamamızda, Hükümetimizi de Anayasa yapım sürecine katkı sağlanması için tüm toplum kesimlerini bilgilendirmeye çağırmıştık. Dün (9 Ekim 2007) düzenlediğimiz bir toplantıda, Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil Çiçek, "yeni anayasa" hazırlık çalışmaları konusunda bizleri bilgilendirmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz. Biz de, yaklaşımlarımızı Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil Çiçek'e aktardık.
Ülkemizin, dünyadaki gelişme yarışındaki pozisyonunu asla yeterli göremeyiz. Türkiye'nin dünyadaki yerini ve rolünü layık olduğu düzeye yükseltmek için tüm yönetsel, ekonomik, sosyal vb. sistemlerimizi reforma tabi tutmalıyız.
60 ncı Hükümet tarafından öngörülen Yeni Anayasa da bu kapsamda değerlendirilmeli ve ülkemizin dünyadaki çok hızlı değişime başarıyla uyum sağlaması amaçlanmalıdır.
Bu nedenle yeni Anayasa yapım sürecine herkesin katkı yapmasının bir yurttaşlık görevi olduğunu düşünüyoruz. Biz Ekonomik ve Sosyal Konsey�in sivil kanadını temsil eden sosyal taraflar ve meslek kuruluşları olarak, yeni anayasanın üzerine bina edileceği temel ilkeler üzerinde çalışacağımız bir tartışma platformu oluşturuyoruz.
Amacımız yeni bir anayasa taslağı oluşturmak değil, yeni anayasamızın dayanması gereken temel ilkeler üzerinde en geniş uzlaşmayı temin etmektir. Dolayısıyla, toplumsal uzlaşmanın kurumsal altyapıya kavuşmasını fevkalade önemsiyoruz.
Biz, bir eylem planı dâhilinde bu ortamın oluşmasına katkı sağlayacağız. Gerçekleştireceğimiz atölye çalışmalarıyla, ülkenin her yerinde, toplumun tüm kesimlerini sürece dâhil etmeye çalışacağız.
Ayrıca, başta TBMM olmak üzere tüm siyasi partileri, üniversiteleri, meslek kuruluşlarını, sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını, medyayı çağdaş bir Anayasa için katkı yapmaya çağırıyoruz.
TBMM ve Hükümetten beklentimiz, anayasa yapım sürecinin şeffaf hale getirilmesi ve bu çerçevede izlenecek yol haritası konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesidir.
Yeni anayasa yazma sürecinin ayrışmaya değil, birleşmeye vesile olması gerektiğine inanarak herkesi üzerine düşeni yapmaya davet ediyoruz.
Anayasa, bir toplumsal sözleşmedir, tüm toplum kesimlerinin mutabakatını temsil eder. Farklı toplum kesimlerinin duyarlılıklarını dikkate alacak bir ortam oluşturularak, değişikliklerin toplumsal uzlaşı halinde yapılması sosyal dengelerin sağlanması açısından faydalı olacaktır.
Bu vesileyle bizler, son günlerde yaşanan vahşi terör eylemlerini şiddetle kınıyoruz.
Türk milletine taahhüt ediyoruz ki: Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Milletimizin birliğini ve dirliğini hiçbir iç ve dış mihrak bozamaz.
Tarihi dostumuz ve stratejik ortağımız olarak bildiğimiz ABD'nin Temsilciler Meclisinde ele alınacak sözde Ermeni soykırımı karar tasarısının kabulü, milletimize karşı vahim bir tarihi haksızlık oluşturacak; aynı zamanda Türk-Amerikan ilişkilerinin asla onarılamayacak bir sürece girmesine yol açacaktır. Biz, ABD Temsilciler Meclisini sağduyuyla hareket etmeye davet ediyoruz.
[ ^ yukarı çık]Yeni Bir Anayasa İhtiyacını Çok Net Olarak Görüyoruz
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TİSK Genel Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, TÜRK-İŞ Başkanı Salih Kılıç, HAK-İŞ Başkanı Salim Uslu, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ve TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar Türkiye'de tartışılan konular üzerinde, katılımcılarla birlikte kamuoyuna ortak açıklama yapmak için bir araya geldiler.
Açıklamada sivil toplum kuruluşları olarak ''yeni bir anayasa ihtiyacınının'' çok net olarak görüldüğü bildirdi.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından yapılan ortak açıklama şöyle:
Sizleri, Ekonomik ve Sosyal Konseyin hükümet dışı kanadını oluşturan 8 meslek kuruluşu ve sendika adına saygıyla selamlıyorum.
Bugün Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu’na önceki Genel Başkanın milletvekili seçilmesi nedeniyle boşalan Genel Başkanlığı’na seçilen Sayın Bendevi Palandöken Bey arkadaşımıza hayırlı olsun dileklerimizi iletmek ve desteklerimizi belirtmek amacıyla ziyarete geldik.
Bendevi Bey’e sizlerin huzurunda da başarılar diliyor ve müşterek çalışmalarımıza yapacağı katkılara şimdiden teşekkür ediyoruz.
Ekonomik ve Sosyal Konseyin sivil kanadını 8 sivil toplum örgütümüz oluşturmaktadır. TOBB, TİSK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, KAMU-SEN, TESK ve TZOB olarak bizler daha önce kendi aramızda çağdaş bir Anayasa çalışmalarına katılmak ve katkı vermek üzere daha aktif olma kararı almış ve bu amaçla arkadaşlarım bu görevin koordinasyonunu şahsıma tevdi etmişlerdi.
Bugün Bendevi Beyi ziyaretimiz vesilesi ile bu hususu da görüştük. Ekonomik ve Sosyal Konseyin Hükümet-dışı kuruluşlarını temsil eden meslek kuruluşları ve sendikalar olarak daha önce aldığımız prensip kararı çerçevesinde çağdaş bir anayasa için değişikliğin sağlanması amacıyla bir eylem planı çerçevesinde çeşitli aktiviteler yürütmeyi kararlaştırdık.
21. yüzyılın ilk yedi yılını geride bıraktığımız bu dönemde, dünyamız daha önceden hayal bile edilemeyecek bir değişime tanık olmaktadır.
Bilişim, ulaşım ve iletişim teknolojileri ile genetik ve nano teknoloji alanlarında devrim niteliğinde bilimsel değişiklikler gerçekleşmektedir.
Üretim sürecinin kendisi de olmak üzere mal ve hizmetler ile üretim faktörleri uluslararasılaşmaktadır. Böylece, küreselleşme giderek hız kazanmakta, bireyden aileye, işletmelerden devlet organizasyonlarına kadar her türlü yapıda köklü değişimler gerçekleşmektedir.
Kısacası, tüm sosyal, iktisadi, siyasi ve hukuki düzen ve sistemler değişmektedir. Bu değişim sürecinde küresel rekabet acımasız hale gelmektedir. İşletmelerimiz ile çalışanlarımızın bu küreselleşme sürecinden azami fayda elde ederek çıkması bizler için yaşamsal önemdedir.
Bulunduğumuz bu noktada Türkiye bir tercih yapmak zorundadır.
Biz, ya değişen koşullara uyarak güçlü, zengin, sözü geçen, etkili bir ülke olacağız, ya da kaybedenler safına gerileyeceğiz.
Bu değişimin birinci basamağı ise çağdaş bir Anayasadır. Yapılacak reformların en başında yeni bir Anayasa gelmektedir.
Biz sivil toplum kuruluşları olarak yeni bir Anayasa ihtiyacını çok net olarak görüyoruz.
Bu nedenle yeni Anayasa yapım sürecine de herkesin katkı yapmasının bir yurttaşlık görevi olduğunu düşünüyoruz. Biz Ekonomik ve Sosyal Konseyin sivil kanadını temsil eden meslek kuruluşları ve sendikalar olarak, çağdaş Anayasa için bir tartışma platformu oluşturacak ve öneriler paketi hazırlayacağız.
Ayrıca, başta TBMM olmak üzere tüm siyasi partileri, üniversiteleri, meslek kuruluşlarını, sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını, medyayı çağdaş bir Anayasa için katkı yapmaya çağırıyoruz.
Anayasa, bir toplumsal sözleşmedir, tüm toplum kesimlerinin mutabakatını temsil eder.
Farklı toplum kesimlerinin duyarlıklarını dikkate alacak bir ortam oluşturularak, yapılacak değişikliklerin toplumsal uzlaşı halinde yapılması sosyal dengelerin sağlanması açısından faydalı olacaktır.
Hükümetimizi de Anayasa yapım sürecine katkı yapması için tüm toplum kesimlerini bilgilendirmeye çağırıyoruz. Ayrıca, Hükümetten süratle Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplantıya çağırmasını ve Anayasa değişikliğini Konseyin gündemine getirmesini bekliyoruz.
Gazetecilerin Soruları
Ortak basın açıklamasının ardından Palandöken ile Hisarcıklıoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin ''Anayasayı hazırlayanlar, Kemalizmin bir ideoloji olduğunu ve taslakta yer almaması gerektiğini söylüyorlar'' demesi üzerine Palandöken, Anayasa taslağına ilişkin hazırlanan metnin halen ellerine geçmediğini, taslak üzerinden konuşulduğunu belirtti ve ''Ama tahmin ediyorum ki öyle bir kaygıya mahal verecek toplumsal uzlaşıyı kavrayamayacak bir terimin olması mümkün değil. Onun için tam manası ile bu taslağı görüp öyle bir değerlendirme yapacağız. Toplum geriliyor, çünkü ortada bir şey yok'' diye konuştu.
Hisarcıklıoğlu, ''Anayasa tartışmaları ile birlikte türban konusu yeniden tartışıldığını belirten bir gazetecinin, ''Türban konusu çok mu büyütülüyor'' sorusu üzerine, şu yanıtı verdi:
''Biz burada, toplumun tüm kesimlerinin bir araya geleceği bir tartışma platformu oluşturacağız. Burada oluşacak görüşleri zaten bir demet halinde hem sizlerle hem TBMM ile ki bunun birinci adresi odur. TBMM ve siyasi partilerle sonuca ulaştıracağız. Biz bunu yaparken sadece Ankara'da kendi merkezlerimizde değil, bütün bölgeleri, sadece kendi örgütlerimizi değil, örgütlü olan toplumu değil, tüm örgütleri bu sürece katkı yaparak, bir anayasa hazırlanması sürecine katkı sağlamak istiyoruz.''
Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye'nin temel değerlerinden olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
''Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin kurucusudur. Bunu kimsenin silmeye gücü yetmez. Onun için bu tip boş hayal ve kaygılardan herkesin kurtulması lazım. Türkiye'nin vazgeçemeyeceği unsur; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti. Bu değiştirilemez madde. Bu konuda kimsenin kaygıya düşmemesi lazım. 21. yüzyıldayız. Bunları kimse değiştirme niyeti güdemez. Bunları değiştirerek de bir yere gidemeyiz.
Biz 21. yüzyılı yakalamak mecburiyetindeyiz. 21. yüzyılda lider Türkiye mi olacağız, yoksa arkadaki Türkiye mi olacağız. Tercih bizim. Bu sürece hepimiz katkı yaparak, Türkiye'yi dünyanın ekonomik anlamda lideri olan bir ülke konumuna getirmek istiyoruz. Çalışanı ile çiftçisi ile tüccarı ile sanayicisi ile hep beraber bizim amacımız bu. Bu durumda toplumu kamplara bölecek, kutuplaşmalara yol açacak bir şeyin içinde burada oturan kimseyi göremezsiniz. Biz toplumun bir araya gelmesinin dışında bir noktada birleşemeyiz. Biz toplumun kamplara bölünmesinden rahatsızız.''
[ ^ yukarı çık]






